Ana içeriğe atla

KELİMELERİN ŞEHİRDEN KOVULUŞUDUR




KELİMELERİN ŞEHİRDEN KOVULUŞUDUR 

bütün suç kelimelerin mi? 
oysa şehre yeni bir soluk vermek gibi 
ve göğersin diye su vermek gibi 
birkaç kelam edecektim 
yeni bir nesil daha rahmine düşmeden şehrin 
ruhuna taze ve diriltici kelimeler ve dahi şiirler üfleyecektim 
yok olmadı 
şehir yetmişinde yetmemiş yetirmemiş ergen gibidir 
durup dinlemeden kelimelerini seçmiştir. 


makam para kadın ve cinnet 
dilinde uzamış bin bir emeller türküsü 
tanrıtanır ama işine gelmezlerin sürüsü 
şehir suçlu belli 
ama bütün suç kelimelerin belki 

şehre kelimeler gerekti 
hap gibi şurup gibi 
sentetik düşler görmek için 
uyusun da büyüsün şehir 
kulağında kulaklık ve çağdaş ninniler 
cıstak cıstak


bin bir putlu il hattuşa halt yemiş 
şehir putlarını dikti dört başı mamur 
makam putu 
kadın putu 
para putu 
sokaktan geçen kız putu 
dükkana giren müşteri putu 
daha bilmem ne putu 
zamane putları şimdi döner koltuklarda oturur 
şehir her yeni gün bir put daha ekler 
bilmem belki suçlu sadece kelimelerdir 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

BİR BAYRAM YAZISI

Bu yazıda bayramdan bahsedeceğim, umarım. “Umarım” diyorum çünkü “bayram” gibi bol çağrışımlı bir kavramı anlatmaya başladığınızda bu kavramın kelime anlamından başlayıp, eski ve yeni bayramlara, çocukluğumuzun bayramlarından çocuklarımızın bayramlarına, bayramların bireyler üzerindeki diriltici etkisinden bir toplumu ayakta tutan onarıcı gücüne, daha nelerden nelere atlamak ve bunları belli bir üslup ve ahenkle verebilmek haliyle çaba istiyor. Aslına bakarsanız bir bayram gününde eski bayramların tatlı hatıralarının izlerini dimağında hâlâ taşıyan, her bayram olduğu gibi bu bayramda da ruhu çocuksu bir neşe hisseden siz sevgili okurlarıma uzun uzadıya bayramın diyalektiğini yapmak oldukça gereksiz. Elbette yaşamak yazmaktan mühimdir.   Peki, ne yapmalı o zaman; yapmayı planladığı ziyaretleri tamamlamış, köydeki dededen kalma evinin balkonuna oturmuş ve bilgisayarı kucağına almış bir yazar olarak? Demlenen çayı içmemek gibi bir şey olur değil mi? Çayım yok ama olsun, iki satı...

YİTİRİLEN MAHALLE İRFANIMIZ

  Mostar Dergisi Ekim 2019 sayısında yayınlanmıştır. Cemil Meriç’in kültür ve irfan kavramlarına yüklediği anlam üzerinden düşünürsek; bugün bir şehir/mahalle kültürümüzün olduğunu söyleyebilirsek de, bir şehir/mahalle irfanımızın artık kalmadığını üzülerek belirtmek zorundayız. Çünkü batılı “kültür” kavramını “toplumun yaşayış ve düşünüş tarzı” anlamıyla ele alınca, kültürün zamanın ve algıların değişmesine göre değişebilir olduğunu kabul etmek durumunda kalırız. Buradan baktığımız zaman şehir/mahalle kültürünün, değişen zaman ve algılarla yeni bir şehir/mahalle kültürüne evrildiğini söyleyebiliriz.  Ancak irfan kavramının vahiyden doğduğu, zamanın ve algıların değişmesiyle değişmediği, toplumun yaşayış ve düşünüş tarzını değil nasıl yaşaması ve düşünmesi gerektiği ifade ettiğinden, maalesef bugün bir şehir/mahalle irfanımızdan söz etmenin zor olacağını söylemek zorundayız.      Genel anlamda şehir, özel anlamda mahalle irfanı dediğimiz şey, bir...

BÜYÜK HARFLERLE HUYSUZ(ŞİİR)

  BÜYÜK HARFLERLE HUYSUZ  Bir inkılap doğuyor gözlerimin sancısından Kelimeler büyüyor mavzer Şiirim oturacak o boğaza Huysuz ama matrakça Geçtiler az önce yanımızdan Poetikalar politikalar Bir takım zerzevat ve bir alay gösteriş ve riyalar Gözümüze gözümüze sokulan ben de varımlar Şairler de çeteler tutar  Kongre konferans söyleşi ve iflas          Gel beraber sırıtalım kameraların tadı başka           Demedi deyin demeçler ben de diyorum bakın          Sırça köşklerin kirası pahalı bayım          Yeni bir şiir yazdım haydi havada kapın  Ediyöryal mafya bang bang Şiir öldü diyorlar duydunuz mu  Hortlaksal şiir akımı vay be ne fiyakalı  Hüseyin H. Arslan