Ana içeriğe atla

ÇOCUKLUĞUM



Ellerimden kayıp giden
Bir uçurtmadır benim çocukluğum.
Rüzgarında hayatın sahip olunamamış.
Ama benim hiç uçurtmam olmamıştı ki,
O yüzden midir bilmem, rüyalarımda uçardım hep.

Şimdi hatırlarım, bostan bekleyişlerimi,
Bir kavun yarıp iştahla yiyişlerimi,
Acıkınca elime verilen yoğurtlu dürümü,
İçine şeker konulmuş sütü sevmeyişimi.
Şekersiz süt kadar güzeldi benim çocukluğum.

Top oynamak bana göre değildi.
Bilmezdim top nasıl sürülür, gol nasıl atılır.
Ama çalılar arasında şehzadeydim ben.
Tahta kılıçlarım zülfikâr,
Kötülere karşı savaşırdım hep.
Hayallerim kadar zaferlerim vardı benim.
Çocukluğum hep çocuk kokardı benim.

2009


Hüseyin Hilmi ARSLAN

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

BİR BAYRAM YAZISI

Bu yazıda bayramdan bahsedeceğim, umarım. “Umarım” diyorum çünkü “bayram” gibi bol çağrışımlı bir kavramı anlatmaya başladığınızda bu kavramın kelime anlamından başlayıp, eski ve yeni bayramlara, çocukluğumuzun bayramlarından çocuklarımızın bayramlarına, bayramların bireyler üzerindeki diriltici etkisinden bir toplumu ayakta tutan onarıcı gücüne, daha nelerden nelere atlamak ve bunları belli bir üslup ve ahenkle verebilmek haliyle çaba istiyor. Aslına bakarsanız bir bayram gününde eski bayramların tatlı hatıralarının izlerini dimağında hâlâ taşıyan, her bayram olduğu gibi bu bayramda da ruhu çocuksu bir neşe hisseden siz sevgili okurlarıma uzun uzadıya bayramın diyalektiğini yapmak oldukça gereksiz. Elbette yaşamak yazmaktan mühimdir.   Peki, ne yapmalı o zaman; yapmayı planladığı ziyaretleri tamamlamış, köydeki dededen kalma evinin balkonuna oturmuş ve bilgisayarı kucağına almış bir yazar olarak? Demlenen çayı içmemek gibi bir şey olur değil mi? Çayım yok ama olsun, iki satı...

YİTİRİLEN MAHALLE İRFANIMIZ

  Mostar Dergisi Ekim 2019 sayısında yayınlanmıştır. Cemil Meriç’in kültür ve irfan kavramlarına yüklediği anlam üzerinden düşünürsek; bugün bir şehir/mahalle kültürümüzün olduğunu söyleyebilirsek de, bir şehir/mahalle irfanımızın artık kalmadığını üzülerek belirtmek zorundayız. Çünkü batılı “kültür” kavramını “toplumun yaşayış ve düşünüş tarzı” anlamıyla ele alınca, kültürün zamanın ve algıların değişmesine göre değişebilir olduğunu kabul etmek durumunda kalırız. Buradan baktığımız zaman şehir/mahalle kültürünün, değişen zaman ve algılarla yeni bir şehir/mahalle kültürüne evrildiğini söyleyebiliriz.  Ancak irfan kavramının vahiyden doğduğu, zamanın ve algıların değişmesiyle değişmediği, toplumun yaşayış ve düşünüş tarzını değil nasıl yaşaması ve düşünmesi gerektiği ifade ettiğinden, maalesef bugün bir şehir/mahalle irfanımızdan söz etmenin zor olacağını söylemek zorundayız.      Genel anlamda şehir, özel anlamda mahalle irfanı dediğimiz şey, bir...

BÜYÜK HARFLERLE HUYSUZ(ŞİİR)

  BÜYÜK HARFLERLE HUYSUZ  Bir inkılap doğuyor gözlerimin sancısından Kelimeler büyüyor mavzer Şiirim oturacak o boğaza Huysuz ama matrakça Geçtiler az önce yanımızdan Poetikalar politikalar Bir takım zerzevat ve bir alay gösteriş ve riyalar Gözümüze gözümüze sokulan ben de varımlar Şairler de çeteler tutar  Kongre konferans söyleşi ve iflas          Gel beraber sırıtalım kameraların tadı başka           Demedi deyin demeçler ben de diyorum bakın          Sırça köşklerin kirası pahalı bayım          Yeni bir şiir yazdım haydi havada kapın  Ediyöryal mafya bang bang Şiir öldü diyorlar duydunuz mu  Hortlaksal şiir akımı vay be ne fiyakalı  Hüseyin H. Arslan