Ana içeriğe atla

2019 RAMAZAN GÜNLÜKLERİ


RAMAZAN GÜNLÜKLERİ-1

KUTLU MİSAFİR

Kutlu bir aydır ki geldi dayandı kapımıza, kapımızı çalıyor misafirimiz. Ne güzel geldi, iyi ki geldi, hoş geldi; safa, huzur, saadet getirdi. Bizi arındırmaya, aklamaya geldi. Kulluğumuzu, hiçliğimizi; hiçliğimiz içindeki kıymetimizi hatırlatmaya geldi. Bizi eğitmeye, adam etmeye, insan kılmaya geldi.
Peki gelmeyeydi, yılın hangi ayında ya da hangi gününde biz sadık bir asker misali emri ilahiyi bekleyecektik. Kalbimiz ne zaman yumuşayacak, hangi zaman adeta melekleşecektik. Hangi zaman açın açıktakinin halini bu kadar yakın hissedecektik. Hangi zaman elimiz cebimize gidecek de ötekini düşünecektik. Hangi zaman heyecanla sofralar kurup da ardından aslında her gün duyduğumuz ama işitmediğimiz o huzur çağrısını yüreğimiz pır pır ederek bekleyecektik. Bir yudum suyun, bir lokma ekmeğin kadrini kıymetini tüm vücudumuzla nasıl içten hissedecektik. Ya gelmeyeydi, iftar saatlerine yakın esen huzur meltemiyle dolup gözümüzden iki damla yaş da gelmeyecekti. Görmediğimiz bir Rabbi görür gibi olmayacaktık hiç bu kadar. Gizli saklı köşelerde kimsenin görmediği bir yerde, bir yudum suyu içmek gibi kolay bir işi, sırf Allah görüyor diye sanki biz de onun görüyormuşuz gibi terk etmeyecektik. İyi ki geldi ya gelmeseydi.
Hazır mıyız peki? Şahsen hiç hazır değilim. Şimdiye kadar ki her gelişinde hazır olmadığım gibi. Bu durumdan meyus da değilim. Çünkü biliyorum ki o bizi hazırlamaya geliyor. Bizi büyük güne büyük hesaba hazırlamaya geliyor. Titretmeye, uyarmaya, zorlamayla da olsa bizi kurtarmaya geliyor. Dünya da inananlar oldukça gelmeye devam edeceğini, inananlar kalmasaydı eğer kıyametin apansız geleceğini bildiğimiz için bizi umutlandırmaya geliyor. İyi ki de geliyor.
Alalım o misafirimiz hürmetle içeriye, buyur edelim kalp evimizin en güzel köşesine. Misafirimiz kutlu muhakkak, Allah bizi onunla şereflendirsin. Evimizi soframızı bereketlendirdiği gibi kalbimizi ve ruhumuzu da feyizlendirsin. Muhabbetle...

05.05.2019

RAMAZAN GÜNLÜĞÜ 2

İLKLER

İlk teravihi, İlk sahuru, ilk orucu, ilk iftarı uzaklardan gelen bir dostu karşılar gibi karşıladık. Sarıldık, sarmaş dolaş olduk. Şükür kavuşturana. Ne çok özlemişiz.
Tatlı bir esinti sardı ruhumuzu. Bu duyguyu hissetmeyeli uzun zaman olmuştu. Ne müthiş bir hal oruç tutmak, oruca tutunmak. İçimizde küllenmiş korun tekrar tutuşmasıdır bu hal.
Evimiz, mahallemiz, şehrimiz ve vatanımız bir selam yurduna dönüşmeye başladı bile. Selam tüm mahlûkata ki "bizden zarar gelmez size artık, çünkü oruçla aydınlandı kalbimiz" der gibiyiz. Nefsimiz bir nebze olsun tezkiye oldu da kalbimizdeki perde aralandı biraz. Merhamete susamış dünyamıza oruç tutmakla önce kendimize merhamet ederek bir merhamet bildirgesi okur gibi doğruldu kalplerimiz.
Başladık, hamdolsun şenlendi soframız, evimiz ve feyizlendi kalbimiz, dirildi ruhumuz. Kıymet bilenlerden eylesin bizi Yaradan. Muhabbetle.

06.05.2019

RAMAZAN GÜNLÜĞÜ 3

ALIŞMAK VE İMTİHAN

Bugün ikinci oruç nasip oldu hamdolsun. İlk günlerin heyecanı üzerimizde olmakla beraber alışmaya başlıyoruz misafirimize. Alışmak bazen kötüdür. Alışınca insanın içindeki aşk ve heyecan da azalır, sıradanlaşır. Bu ibadetler için tehlikeli bir durum. Alışmak ibadetlerin içindeki huşunun kaybolmasına sebeptir. Gerçek derviş odur ki amelin başındaki heyecan ve muhabbetini amelinin sonunda da hisseder.
İlk günlerin heyecan ve muhabbetini korumak lazım. Bu da ancak imtihanları başarmakla mümkündür. Evet, nimetlerin ve ilahi feyzin yağmur gibi yağdığı bu kutlu ayda da imtihan oluyoruz. Midemize bir şey almamada sabrettiğimiz kadar öfkemize sahip olmak ve bunda sabır göstermek de lazım. Trafikte araç kullanırken fevri davranmamak, müsamahalı olmak da buna dahil. Mesai arkadaşlarımızı, ev halkımızı kırmamak da buna dahil ve daha niceleri.
Oruç, kalplerimizi yumuşatması gerekirken "aman bana sataşmayın oruçluyum" edasında davranmak oruca kıymaktır.
Bırakalım oruç ikliminin latif rüzgarları ruhumuzu sarsın. Merhamet ayı merhamet duyarlılığımızı artırsın. Muhabbetle.

07.05.2019

RAMAZAN GÜNLÜĞÜ 4

VAROLUŞ, ZİKİR, AN, ZAMAN, YAŞAMAK

Oruç insanın kendini keşfetmesi için büyük bir fırsat. Nefsin, kalbin hallerini çok daha keskin bir nazarla temaşa edebiliyor insan.
Kim olduğunu ne hissettiğini bilmiyorsa insan yaşamıyor demektir. Oruç bizi kendimize getirdiğine, kendimizi tanımak için bize fırsat verdiğine göre oruçtan önce demek ki ölü idik. Oruç bizi diriltti adeta. Açlık nefsimizi dizginledikçe ruhumuz ayağa kalkıyor. Yaşadığımızı, var olduğumuzu duymaya başlıyoruz. Letâiflerimiz var olma şuurunu elde etmeye başladıkça nefsin zincirlerinden kurtulmaya başlıyorlar.
Devamlı bir zikir hali yakalamış oluyoruz oruçla. İşte bu yüzden kalbimiz mutmain olmaya başlıyor bu tatmin bizi huzura götürüyor. Oruçla huzur buluyoruz. Çünkü "Kalpler ancak Allah'ı anmakla huzur bulur." (Ra'd 28)
Oruçla yaşadığımız an genişliyor. Geçmiş ve gelecek silinip gidiyor, içinde bulunduğumuz an kalıyor. Sadece an'a odaklanıyoruz. Zaman kadim akışına kavuşuyor sanki. Bu çağın hızla akan zamanına inat oruç bizim gerçek zamanı duyumsamamızı sağlıyor.
Oruç unuttuklarımızı hatırlatıyor bize. Zaman, yaşamak bunlardan bazısı sadece. Evet, biz oruçla yaşadığımızı anlıyoruz. Muhabbetle...

08.05. 2019

RAMAZAN GÜNLÜĞÜ 5

ÇOCUK-RAMAZAN VE ESKİ RAMAZANLAR

Oruç tutan çocuklar, insan kılığına bürünmüş meleklerdir. Meleklerin latif kanatlarını yerlere süre süre aramızda gezmeleri gibidir, oruçtan melülleşmiş çocukların gezinmeleri. Zaten tertemiz olan yürekleriyle oruç tutunca parıl parıl parlayan bir ışık halesi olur çocuklar. Belki bizim oruçlarımız da onlar hatrına sunulur Allah'a. Onların kalplerinden yükselen nurdur kocamış dünyamızı biraz daha dönmeye zorlayan belki, Oruçla daha bir canlanması da belki o tekne oruçları sebebiyledir kim bilir.
Çocukken bazen unutup su içerdim oruçluyken. Sonra hatırlar üzülürdüm. Babacığımdan öğrenmişimdir muhtemelen, unutarak yeme içmenin aslında Allah'ın oruçlu kuluna bir ikramı olduğunu. Anlamıştım ki Allah çocukları çok seviyor çünkü en çok onlar unutuyorlar oruçlu olduklarını.
Oruçlu çocuklar bu dünyanın sigortalarıdır. Çocuklar oruç tuttukça kıyamet kopmayacak bence. Çocukların iftar edişi cennet sofralarına kavuşmuş müminin halidir. Onların iftar sevincinden küçük küçük tüm insanlığa dağıtsak şifa niyetine, yeridir.
Çoğumuz eski ramazanları yad eder özleriz. Özleriz de aslında aradığımız çocukluğumuzun ramazanlarıdır. Çocuk ruhumuzda oruç çiçekleri açan ramazanlardır. İşte günahsız, garazsız, kibirsiz, şunsuz bunsuz ne kadar kötülük varsa o kadar onsuz tüm masumiyetiyle ruhumuzu saran o ramazanların rayihası demek ki hala içimizde bir yerlerde. Şükür ki öyle, ya hatırlayamayacak kadar kararsaydı kalplerimiz. Demek ki sadece hatırlıyor olmak da bir şeydir. Muhabbetle...

09.05.2019

RAMAZAN GÜNLÜĞÜ 6

TERAVİH

Teravih oruçlunun iftar bayramından sonra Rahman'ın huzurunda omuz omuza durmasının resmidir. Adeta bayram namazıdır. İnananların sımsıkı bir kıyama durması secdeye varmasıdır. Orucun miracıdır teravih.
Ramazan dışında maalesef çoğu zaman yüksündüğümüz cemaatle namaza, orucun getirdiği safiyetle tüm diğer amellerde olduğu gibi koşa koşa gittiğimiz ayrı bir neşeyle eda ettiğimiz bir ibadettir teravih.
Teravih uzunluğuyla doya doya secdelere vardığımız bir feyz sofrasıdır. Kulaklarımızın kuran ayetleriyle dolduğu, kıyamla dirilişimizdir. Oruç ile nurlanan kalbimizin cezbeye tutulmuş gibi titrediği mutmain olduğu huzur bulduğu vakittir teravih.
Camiler, mescidler teravihlerde çocuk sesleriyle cennetleşir. Mümin gönüller birbirlerine omuz verirler. Bir de cami cami gezen her mekanda ayrı bir neşve arayanlar, çiçekler arasında gezen arı gibidirler.
Teravih bizi topluyor, oruç toparlıyor, bizi bir araya, bizi bize getiriyor hamdolsun.

10.05.2019

RAMAZAN GÜNLÜĞÜ 7

TOHUM, AMEL-EYLEM, NİYET

Ramazan ayı tohum ekme ayıdır. Oruçla arınmış ruhla ve tezkiye olmuş nefsle artırılan ibadetler, hayırlar bilinçaltımıza adeta bir tohum gibi ekilir. O tohumlar diğer aylarda peyderpey neşvü neva bulur. O yüzden arifler "bir kişinin ramazan ayı ibadet bakımından nasıl geçerse diğer aylar da öyle geçer" demişler. Demek ki ramazan bir hazırlık vaktidir.
Ne güzel günlere eriştik. Merhamet, cömertlik gibi hasletlerimiz canlanıyor. Kimi müminler daha ramazan girmeden kumanyalar hazırlayıp kapı kapı gezmeye başlamıştı, kimileri şimdilerde evlerinde pişirdikleri yemekleri sefer taslarıyla, yemeğini yapamayacak kardeşlerinin iftarlıklarını dağıtma telaşında. Başka hiçbir ayda bu kadar diğerkam olamayışımız aslında başımızı iki elimiz arasına alıp düşünmemiz gereken bir şey. Tohum dedik, tohumların boş çıkma ihtimaline karşı biraz fazla atmakta fayda var. Yani amel ve hayırları artırmalı. Biri tutmazsa diğer tutar.
Bahsettiğimiz ibadet tohumunu boşa çıkaran da dolduran da niyettir elbette. Niyet, bir işi neden yaptığımız yani. El görsün diye mi, el ne der diye mi yoksa Allah emretti diye mi? İşte bu sorulara vereceğimiz cevabımızdır niyet. Cevap verme diyorum ama dışınızdakilere değil içinizde hani kimsenin bilmesinin mümkün olmayacağı gizlilikte vereceğiniz cevaptır niyetiniz. Ya da başka bir deyişle "bir amelin, eylemin sonucunda kimden iltifat bekliyoruz?" sorusunun cevabıdır niyet. İltifatı sadece Allah'tan bekliyorsak ne güzel, değilse düzeltmemiz gereken bir niyetimiz var demektir.
Bu arada Efendimizin(S. A. V.) oruçta riya olmayacağına dair müjdesi vardı hatırlatalım, yani oruç tutan sırf Allah için tutar yoksa niye katlansın ki durup dururken saatlerce aç durmaya değil mi? Hem de yalnızken bile. Vesselam, muhabbetle...

11.05.2019


RAMAZAN GÜNLÜĞÜ 8

ORUÇ, YOLCULUK, ÇAĞRIŞIMLAR

Oruç bir yolculuktur. İnsanın kendi içine doğru yaptığı bir yolculuk. Kalbe, ruha doğru... Akıp giden hayatın içinde dışımızda hızla değişen görüntülere rağmen tatlı sakin zevkli bir yolculuk.
Sahurla başlayıp iftarla bitirdiğimiz daha doğrusu ara verdiğimiz muhteşem bir seyrü seferdir oruç. Her iftar bu yolculuktan dönüp sığındığımız limandır evimiz, yuvamız. Şefkat ve sevgiyle bastıkları yeri cennetleştiren annelerin hazırladığı sofralara cennet kuşu yavruların şakımalarıyla otururuz.
Eskiler bir insanı tanımak için onunla ya yemek yemeyi ya da yolculuğa çıkmayı önerirler. Çünkü bu ikisinde insan kendini açık eder, maskesi yoktur bu durumlarda. Oruç yolculuğu da insanın kendi içine yaptığı bir sefer olduğuna göre kendini tanıması için büyük bir fırsattır. Değil mi ki "kendini bilen Rabbini bilir" bu yolculuğun sonucu da şartlarına uyulursa şayet yüce Rabbi bilmektir.
Ramazan farklı çağrışımlarıyla heybemizi doldurmak için müthiş imkânlar sunuyor. Nasibimiz kadar bu deryadan istifade etmeliyiz dostlar. Önemli olan lafını etmek değil, fark etmektir. Dua bekler selam ederiz. Muhabbetle.

12.05.2019

RAMAZAN GÜNLÜĞÜ 9

MADDİ MANEVİ HASTALIKLAR, NEFS VE ORUÇ

Ramazan ve oruç manevi hastalıkların iyileştiği bir şifa iklimidir. Nefsimizin tasallutunda bin bir maraza tutulmuş kalbimiz bu ayda ayağa kalkar. Günahların getirdiği zulmetten bunalan ruhlarımız felaha kavuşur.
Nefs öyle bir kendini bilmezdir ki hani kelamı kibar olarak anlatılır: Allah nefse sormuş "Sen kimsin Ben kimim?" nefs "Sen sensin ben benim" cevabını vermiş, bunun üzerine Allah nefsi bin yıl ateşte yakmış sonra çıkarıp yine aynı soruyu sormuş nefsin cevabı değişmemiş Allah Teala yine bin yıl ateşe atmış ve tekrar aynı soruyu sormuş ama aynı cevabı almış, Allah Teala aynı şeyi yine yapıp yine aynı soruyu sorup yine aynı cevabı alınca bu sefer nefsi bir gün aç bırakmış ve tekar sormuş "sen kimsin Ben kimim?" nefs bu defa "Sen benim yüceler yücesi Rabbimsin ben de senin aciz bir kulunum" cevabını vermiş. İşte nefs böyle azgındır ve hadsiz bir acizdir. Oruç bize kulluğumuzu hatırlatır. Oruç bize yerimizi hatırlatır.
Bu ramazan hamdolsun hastanelerden uzak kalmadık, gördüm ki diğer aylara oranla belirgin bir sakinlik var. Bu durum eskimez camilere asılan "oruç tut sıhhat bul" mahyasını hatırlattı. Dostlar ramazan ve oruç bizim maddi ve manevi doktorumuz mesabesindedir. Kıymet bilmek lazım. Dua ister selam ederiz. Muhabbetle.

13.05.2019

RAMAZAN GÜNLÜĞÜ 10

ZEKÂT, FİTRE VE SOSYAL DENGE

Ramazan ayının taşıdığı pek çok zenginlikten bir tanesi de bu ayın hali vakti yerinde Müslümanların zekatlarını hesaplayıp verdikleri sosyal yardımlaşmanın, paylaşmanın zirveye çıktığı muhteşem bir organizasyon dönemi olmasıdır.
Zekat, İslam’ın beş temel esasından biridir. Tüm sosyal sistemlerin gıpta ile karşıladığı bir yükümlülüktür. Hakiki imanı elde etmiş Mümin gönüllerin kainata meydan okuma cesaretinin bir yansımasıdır. Öyledir çünkü bin bir zahmet ve uğraşla kazandığı yönündeki nefsani telkine rağmen "bu mal mülk aslen Malikül Mülk olan Allah'ındır ve bana emanettir." şuuruyla nefsine ve dünya sevgisine galebe çalan imanla ifa ettiği bir eylemdir zekat.
Zekat, hiç bir sadakanın yerini tutmadığı azı bile dünyanın verilen bütün sadakalarının fevkinde bir zorunluluktur inananlar için.
Zekat, Müslüman fakirin umudu, zengin üzerindeki hakkıdır.
Zekat, ilim taliplisinin desteği, yolda kalmışın çaresidir.
Zekat, İslam’ın ön gördüğü sosyal adaletin temel taşı, sınıflar arası kinin garazın hasedin ilacıdır.
Bir de bu kutlu ayda yapılan diğer mali amel de fitredir. Ancak bayram namazı vaktine kadar ramazan ayı içerisinde verilmesi gereken hali vakti yerinde her müminin en az kendi bir günlük masrafı kadarını bir diğer Müslüman kardeşine vermekle yüklü olduğu bir amel.
İşte bu iki mali ibadet bize bu ayda, kalplerimizin oruçla felaha erdiği, fıtrata döndüğümüz insanlığımızı hatırladığımız bu ayda bize vermeyi, veren el olmayı öğretiyor hatırlatıyor.
Tüm letafeti ile oruç bizi dönüştürmeye geliştirmeye devam ediyor. Hamdolsun kıymet bilmek nasibimiz olsun. Dua ister selam ederiz. Muhabbetle.

14.05.2019

RAMAZAN GÜNLÜĞÜ 11

FARKINDA OLMAK, SIRADANLAŞMAMAK, ALIŞMAMAK

Oruç bizi çepeçevre kuşatır. Ruhumuzu sarar, kalbimizi arındırır, nefsimizi dizginler. Tüm bunlarla beraber algımızı da açar, daha önce de bahsettiğimiz gibi kendimizi fark etmemizin yanında etrafımızdakileri de fark etmeye başlarız. Ağacı, ağaçtaki çiçeği, çiçekteki kelebeği fark edebiliriz.
Ramazan başladı başlayalı bugün ilk kez işten eve yürüyerek gitmek nasip oldu. Her zaman geçtiğim yollardan geçtim ama bu sefer ağaca sadece bakmadım, gördüm. Çiçekler gördüm kokularını aldım, kelebekler gördüm içim pır pır etti. Ne güzelmiş meğer. Meğer ne büyük nimetler içindeymişiz. Fark ettiren Allah'a hamdolsun.
Fark etmek, farkında olmak, insan olmayı duyumsamaktır kanımca. Alışmak ise aksine yitip gitmektir eşyanın içinde. Sıradanlaşmak tehlikelidir. Efendimiz(S. A. V.) "Bir günü bir gününe eşiti olan ziyandadır." buyurur. Bu müthiş bir ikazdır. Sıradanlaşmamak var olmaktır.
Bu kutlu günlerimizin sıradanlaşmaması temennisiyle. Dua ister selam ederiz. Muhabbetle.

15.05.2019


RAMAZAN GÜNLÜĞÜ 12

YAĞMUR RAHMET VE ORUÇ 

Bu satırları şu an yağmurun sesini dinleyerek yazıyorum. Rahmet ne güzel iniyor. Zaten güzel şeyler iner, indirilir; Habil'in kurbanının kabul ediliş işareti ateş gökten inmişti, sonra melekler inmişti Bedr'de, nur iner Müminlerin kalplerine yüzlerine, ayetler de inmişti arştan, bir de kızgınlıktan sonra sakinleşince keçiler de iner dağdan. Ama kötü olan düşer kötü olana düşülür; insan esfeli safiline düşer, cehenneme düşülür, kötü yola düşülür, gözden düşülür, gönülden düşülür. Yağmur yani rahmet düşmüyor iyi ki tepemize, iniyor çok şükür.
Yağmur ile oruç kardeştir. İkisi de aynı kaynaktandır. İkisi de rahmettir. Hani yağmur yağınca maddi alemi bir ferahlık kaplar ya, oruç tutunca da insanın kalbini bir ferahlık sarıyor işte. Derler ki her yağmur damlasını bir melek indirir yer yüzüne, eğer bu böyleyse ki bana göre böyle, oruç tutan müminin etrafında latif kanatlarıyla sırtını sıvazlayan melekler var kanımca. Yoksa ramazan dışında bir saat bile dayanamadığımız açlık niye bizi bu ayda kanatlandıracak kadar ferahlatıyor?
Yağmur toprağı yumuşatıyor, tüm canlılara can suyu oluyor. Oruç ise kalbimizi yumuşatıyor ruh fidanımızı suluyor, besliyor, büyütüyor. Yağmur ile oruç birbirine ne güzel yakışıyor.
Yağmur yağarken edilen dua kabul olurmuş, kalbime öyle geliyor ki oruçlu iken edilen dua hiç geri çevrilmeyecektir. O zaman dua ister selam ederiz. Muhabbetle.

11 Ramazan 1440
16.05.2019 Perşembe Saat 18.21

RAMAZAN GÜNLÜĞÜ 13

ORUÇ ZURHI, SUKUNET, ORUÇSUZLAR

Günlük meşgalenin içinde oruç bir zırh gibidir. Bırakın kötü eylemleri ve hatta bunların niyetlerini bile bertaraf eder. Böylece Mü'min kötü eylemden vazgeçmenin sevabına da erişir.
Orucun uğradığı şehirler sükûnet içindedir. Orucun yerleştiği kalplerse huzur içinde. Bu huzur simalara da yansır. Yalnız öfke ile imtihan oruçta bile devam eder. Meselenin sadece mideye oruç tutturmak olmadığını anlayan Müslüman bu imtihanı da geçer. İmtihanı kaybeden için ise oruç sadece açlık olarak kalır.
Bir de orucun kalplerine uğramadığı nasipsizler var. Bu nasipsizler orucu sadece aç kalmak zannederler, orucun ruhundan bihaberdirler. Oruçla beraber saygıdan da yoksun kalmışlardır bunlar. Bir gayrimüslimin inceliğinden yoksun, çiçek bahçesinde bal yapmaz arı gibidirler. Allah Teâlâ bizi oruçsuz bırakmasın.
Kutlu ayın ortasındayız "elveda günleri" yaklaşıyor. Hala çok geç değil. Orucu fırsat bilerek tevbe suyuyla arınmalı. Dua ister selam ederiz. Muhabbetle.

17.05.2019
12 Ramazan 1440

RAMAZAN GÜNLÜĞÜ 14

ORUÇ, TEBESSÜM VE HÜZÜN

Oruçluya en yakışan süs tebessümdür. Oruçlunun tebessümü bir ağacın çiçek açması gibi şendir. Bir de oruçluya çevresindeki her şey tebessüm eder: ağaçlar, çiçekler, kuşlar, bulut ve gök. Çünkü oruçlu haliyle insan bir selam insanıdır, yürüyüşü, duruşu, oturuşu selamdır.
"İslam’a göre tebessüm etmek sadakadır. Sadaka ise ömrü uzatır, o halde tebessüm ömrü uzatır." Aristo mantığından hiç anlamam, ama bu önerme bana çok mantıklı geliyor. Oruçlu tebessüm bence bir daha fazla uzatır. Öyle bir sadaka ki zengin de fakir de vere vere varlığından hiçbir şey eksiltemez.
Oruçlunun tebessümü sahicidir, oruçlu tebessüm ederse ancak samimiyetle eder. Zoraki gülümseyemez o. Ancak gönlünden geliyorsa kendiliğinden gerçekleşir, oruçlunun tebessümünde yapmacıklık olmaz.
Oruç kendine has bir hüznü de taşır içinde. İnsanı yoran hırpalayan bir hüzün değildir bu. Dokunsan ağlayacak gibi bir haldir ama bu durum bir acının sonucu değildir. Müslüman’a bir hüzün halidir. Merhamet yüklüdür, tevekkülle kullanmıştır. Nurdan bir hüzündür bu. Bu hüzün ki kalbimizi yumuşatır. Bu hüzne sahip çıkmak lazımdır.
Bugün de iftar bayramınız mübarek olsun. Tebessüm süsünüz, hüzün sırrınız olsun. Dua ister selam ederiz. Muhabbetle.

18.05.2019
13 Ramazan 1440


RAMAZAN GÜNLÜĞÜ 15

ELVEDA GÜNLERİ, İMTİHAN VE İHTİMAM 

Elveda günleri başlıyor. Kutlu misafirimiz gitmeye hazırlanıyor. Geçen on bir ayda sırtımıza yük olan her şeyi alan, bizi arındıran oruç iklimi artık zeval bulmaya başlıyor.
Başı rahmet ortası mağfiret sonu cehennemden kurtuluş olarak Efendimizce(S. A. V.) ifade ediliyor ramazan ayı. Bu kurtuluş öyle haybeden olmasa gerek. Kuşatıcı rahmetinin yanı sıra kendi içinde bir imtihanı barındırıyor elbette. Bana kalırsa bu imtihanın asıl konusu alışmaktır. Alıştıkça heyecanını yitirdiğimiz her güzel şey gibi oruç ve ramazan da içimizde sıradanlaşırsa bu imtihanı kaybederiz diye korkuyorum. Bu konuya evvelce değinmiştik, yine tekrar etmekte fayda var diye yazıyorum. Belki ilk günlerin heyecanını korumak elimizde değil fakat sürekli bir ihtimam göstermek zorundayız. İmtihanlar ancak ihtimam ile hayırla hitam olur, yani imtihan olunduğumuz şeylere özen göstermekle onu hayırla sonuçlandırabiliriz.
Elveda demeye hazırlanan misafirimizin bize bırakacağı emanetler var: sabır, şükür ve merhamet bunlardan sadece birkaçı. Emanete ehilsek bizde kalacaklar değilsek mahrum kalacağız. Allah Teala bizleri emanete ehil eylesin. Dua ister selam ederiz. Muhabbetle.

19.05.2019
14 Ramazan 1440

RAMAZAN GÜNLÜĞÜ 16

NAMAZ, MAĞFİRET GÜNLERİ

Ramazan dışında varlığımızı yakından hissettiğimiz başka bir zaman dilimi yoktur. Diğer zamanlar hızla yol alan bir araçtan etrafa bakıyor gibiyiz, ramazanda ise sanki o araç yavaşlamış hatta durmuş gibidir, hem de yolun en manzaralı yerinde. Adeta bizi hayat denen yolculuğa sevk eden kudret böyle bir yavaşlamayı ferahlamamız için tertip etmiştir.
Ortasına ulaştığımız bu kutlu ayın şu günlerinde ilk günlerin tatlı acemiliğini de geride bıraktık. Arınmanın hazzını duyan kalbimiz artık iyi ve hayr adına her güzelliğe açılmıştır. Yalnız tüm bu anlatmaya çalıştığımız haller oruç farzından önceki yükümlülüğümüz olan namaz ile beraber mümkündür. Namaz aklımız başımızda olduğu müddetçe yerine getirmemiz gereken İslam’ın değişmez ikinci şartıdır. Şeytan ve nefsin Müslüman’ı en çok aldattığı eylem namazdır. Bunu buraya eklemeden olmaz. Namazsız oruç bir yere kadar, asıl namazdır insanı yücelten. Bu sözlerimizden namaz yoksa oruca gerek yok dediğimiz anlaşılmasın. Ancak Allah Teala’ya secde etmeyen baş tüm insanlığa faydalı olsa da felaha eremez. Bunu söylemişken namaz insanı tüm hallerinde bir felah insanı yapmıyorsa, o kılınan namazın öncesi ve sonrasındaki, içinde ve dışındaki şartlarının layıkıyla sağlanamadığı anlamına gelir.
Ramazan namaza başlamak için de tam bir fırsattır. Hazır içimiz orucun getirdiği huzurla dolmuşken, şeytanlar zincirlenmiş, nefsimiz bir nebze olsun ehilleşmişken namaza durmanın tam zamanıdır.
İlk günlerin rahmet yağmurlarıyla yumuşamış kalbimizde ter-ü taze fidanlar dikme günlerindeyiz. Allah Teala nasiplenmek nasip etsin. Dua ister selam ederiz. Muhabbetle.

20.05.2019
15 Ramazan 1440

RAMAZAN GÜNLÜĞÜ 17

KUTLU SOFRALAR İFTAR VE SAHUR, CÖMERTLİK AYI

Aile olmanın sıcaklığının çok yakından hissedildiği zaman dilimleri: doğumlar, düğünler, cenazeler, bayramlar, elbette iftarlar ve sahurlardır. İftarda yediğimiz bir lokma yemekle içtiğimiz bir bardak su değildir bizi sevindiren, ailece ya da dostlarla bir sofraya oturmaktır.
Biz doğunun insanları ancak güvendiğimiz insanlarla aynı sofraya otururuz. İftar sofraları ise bu güven duygusunun muhabbete ve neşeye dönüştüğü ortamlardır. Sair zamanlarda yüzlerce kez aynı sofraya oturduğumuz ailemizle iftar ve sahur sofralarına bambaşka bir heyecanla otururuz.
Ve yine ailemiz dışında en sevdiğimiz en güvendiğimiz ki zorunlu bir davet değilse tabii, insanlarla iftar ederiz. Aynı sofraya oturmak ortak müştereklerde bir araya gelmek demektir. Belki o yüzden devlet işlerinde ve yahut iş ilişkilerinde de beraber yemek yemek önemli görülür. Varın buradan kalplerin birbirine garaz ve kibir taşımadığı aile ve dostlar ile iftar etmenin ehemmiyetini. Umarım doğru ifade edebilmişimdir.
Ramazan ikliminde oruç inananların cömertlik, diğerkamlık hislerini açığa çıkaran, bu bakımdan sosyolojik açıdan zengin çağrışımlarıyla başka bir zamanda ya da başka bir toplumda benzeri bulunmayan enteresan bir dönemdir. İnsanın aile ahfadından başlayarak çevresine yansıyan bu cömertlik dönemi gerçekten sosyologların dikkatini çekmesi gereken bir durumdur.
Ramazana kavuşturana hamdolsun. Dua ister selam ederiz. Muhabbetle.


21.05.2019
16 Ramazan 1440

RAMAZAN GÜNLÜĞÜ 18

BAĞLARIMIZ, DÜNYA SEVGİSİ VE ORUÇ

Ramazanın bir diğer güzelliği de müspet bağları kuvvetlendirmesidir. İnsanın ailesiyle, dostlarıyla, inananlarla hatta tüm mahlûkatla olan rabıtası bu muhabbet ikliminde tazelenir, kuvvetlenir.
Orucun insanın iç dünyasında yaptığı bir devrimdir aslında. Kalbimizde tortulaşmış dünya sevgisi bundan mütevellit kaplandığı zulmet dağılır. Böylelikle etrafımızdaki güzelliklerin farkına varırız. Bu fark ediş aile ve dostlarımızla olan ilişkilerimizden tüm mahlûkatla olan münasebetimize kadar yansır.
Dünya ve onun karanlık etkisi kalbimizden orucun kaldıraç etkisiyle kalkıp da gönül gözümüz açıldığında sahip olduğumuz nimetlerin şavkı vurur yüzümüze.
Oruç ailemizle, dostlarımızla yaptığımız ahdin yenilenmesidir. Ahdimize sadık kalmak dileğiyle. Dua ister selam ederiz. Muhabbetle.

22.05.2019
17 Ramazan 1440


RAMAZAN GÜNLÜĞÜ 19

KULLUK TALİMİ, İNŞİRAH AYI

Ramazan hızlandırılmış, sıkıştırılmış kulluk talimini yaşatır. Ramazan, kendine mahsus bir müfredatla inananları sair zamanlardaki imtihanlara hazırlar.
Bir ay süren oruç, teravihler ve hatimler bu talimin müfredatının bir parçasıdır. Ayrıca bu talim içinde ruhu ferahlatan, kalbi onaran bir rahmeti de taşır. İnşirah suresinin yaşanan bir tefsiri halindedir ramazan ve oruç iklimi. Her zorluktan sonra varılan kolaylıkların, bir işi/ameli/eylemi bitirip başka bir işe/amele/eyleme koyulmanın yakından müşahede edilme vaktidir. Gün boyu süren bazen madden zorlayıcı olabilen oruç amelinin/eyleminin ardından iftar, teravih ve sahur ile maddi ve manevi ferahlar inananlar. Birbiri ardınca eklemlenen ameller/eylemler ise insanın boşluk kabul etmeyen iç dünyasını salih ameller ile doldurur.
Bizi bize bırakmayan, oruç ile kulluk talim ettiren, her zorluktan sonra ferahlatan, kendini unutturmayan Allah'a hamdolsun. Dua ister selam ederiz. Muhabbetle.

23.05.2019
18 Ramazan 1440


RAMAZAN GÜNLÜĞÜ 20
Son on güne girerken bir şiir denemesi bırakayım güne, bugün de böyle olsun:
Bir şiirin tam ortasında kalbim
Biter oysa en güzel şiirler bile
Elveda diyorum elveda
Gelmesi mukadder bir vakte kadar
Rabıtamı saklayabilecek miyim kim bilir
Yine tutunabilecek miyim
Gadretme kapından
Yine gel Kadr'inle
Yine yine yenilemeye

24.05.2019
19 Ramazan 1440


RAMAZAN GÜNLÜĞÜ 21

YARIM BIRAKMAMAK, İSTİKAMET

Bir gün arayla günlüğümüze, orucun farklı çağrışımlarıyla yazmaya devam edelim.
İnsan başladığı işi tamama erdirmeli. Yarım bırakılan iş meyve vermez. Bir oyun oynuyorsanız onu yarım bırakmak en basit tabirle mızıkçılıktır. Ramazan orucu da öyle yarım bırakılmaz onun sırrı bir bütün halinde yaşanmasındadır. Bir şeyi yarım yapmak hiç yapmamak gibidir zannımca. İşin kıymeti nihayetindedir. Yani bir işin sonundaki durumumuz kazancınızı ya da zararınızı gösterir. Elbette başı güzel olanın sonucunun güzel olması ise o işte/amelde istikamet ile olur. Efendimiz(sav) hayat yolculuğu için "Nasıl yaşarsanız öyle ölür, nasıl ölürseniz öyle dirilirsiniz" buyuruyor. Bu hadisi şerifin bize anlattığı pek çok hikmetinin başında istikamet geliyor diye düşünüyorum. İstikametin başta bahsettiğimiz işi/ameli yarım bırakmamakla alakası uzak gibi görünse de aslında çok kuvvetli bir alakaya sahiptir. Çünkü bir işte/amelde istikametin temel şartı o işi/ameli yarım bırakmamaktır.
Allah Teala bizi hayırda istikamet sahibi eylesin. Dua ister selam ederiz. Muhabbetle.

26 Mayıs 2019
21 Ramazan 1440

RAMAZAN GÜNLÜĞÜ 22

SIRLANMIŞ BİR GECE: KADİR

Ramazan adlı rahmet ayı takvim içerisinde yeri belli iken içinde ramazan olmayan bin aydan daha hayırlı olan Kadir gecesinin sırlanmış olması şüphesiz bir hikmete binaendir.
Efendimiz(sav) Kadir gecesini ramazanın son on gününde aramamızı salık veriyor. Zaten sırlanmış ( Kadr Suresi 2. Ayet "Bilir misin nedir Kadir gecesi?") Kadir gecesi neden son on günde aranmalı? Elbette bu da ayrı hikmetleri içinde saklıyor olsa gerek. Bilemiyorum ama nakıs aklıma öyle geliyor ki: Bu gecenin müthiş derecede sırları, feyizleri içinde taşıdığından mütevellit kıymetine binaen ancak aramak çabası gerektirdiği ya da ramazan gibi zirve bir ayın içinde özellikle son günlerini zikir ve ibadette yoğunlaşmak yoluyla varidatın artırılması istendiği. Niyetin amelden hayırlı olduğu gerçeği ile Kadir gecesi aranırken aslında her gece kadir gecesi olabileceği niyetiyle hareket edildiğinde elde edilecek manevi kazançların artırılabileceği bir formül var gibi geliyor nakıs aklıma bu sırda.
Belki açık ve sade ifade edemedim hoş karşılana lütfen. Ama eskimez bir deyişle noktalarsak belki daha hoş olur efendim, ne demişler "Her gördüğünü Hızır, her geceyi Kadir bil" eh ne diyelim aslında bu söz tüm sırra bizim anlayabileceğimiz bir ayna olmuyor mu sizce? Dua ister selam ederiz. Muhabbetle.

27. 05. 2019
22 Ramazan 1440


RAMAZAN GÜNLÜĞÜ 23

BİRLİK VE KURTULUŞ 

Oruç insanın içindeki birliği, kalp ruh ve diğer letaiflerin toparlanmasını sağlar. İnsanın iç dünyasındaki bu birlik ve toparlanma çevresine de yansır haliyle. Oruçla toparlanmış müminlerin oluşturduğu toplum da yenilenir. Yardımlaşmanın ve dayanışmanın bu kutlu ayda zirveye çıkması bunun göstergesidir.
Elbette oruç sadece açın halinden anlama talimi değildir ama bunun için iyi bir fırsattır. Yalnız, oruç bize diğerini hatırlatırken bir nokta daha dikkatimizden kaçmamalı. Şöyleki, bu iklimi oluşturmak yani bir ve beraber olabilmek hiç de zor değilmiş, sadece hırslarımızdan ve dünyaya olan muhabbetimizden biraz olsun sıyrılmak yetiyormuş. Bu ramazana has bir durum olmamalı açıkçası. En yakınımızdan başlayarak halka halka genişlemeli. Ramazanda talim ettiğimiz bu haslet bu diğer zamanlara yansımalı. Tüm mahlûkata bakış açımızın yenilendiği bu kutlu zaman diliminde edindiklerimiz devam etmeli.
Tüm bunlardan sonra özelde ülkemizin genelde İslam memleketlerinin yaşadığı problemlerin ancak oruçla kazandığımız iyi hasletlerin daha da artması ve genişlemesiyle çözüleceğini düşünüyorum.
Oruç kurtarıcı bir eldir bize Allah Teâlâ’nın uzattığı. Bu ele sımsıkı sarılmak icap ediyor. Dua ister selam ederiz. Muhabbetle.

28.05.2019
23 Ramazan 1440


RAMAZAN GÜNLÜĞÜ 24

VEDA EDERKEN

Bu dünya hayatında her şeyin bir nihayeti vardır. Baki olan yalnız Allah'tır. Bu güzel günlerimiz de bitiyor. İnşallah bir daha gelmek üzere kutlu misafirimiz gitmek için eteğini topladı üzerimizden. Uhdemizde manevi hazlar bırakarak, bizi arındırmış onarmış olarak gidiyor. Belki kıymetini daha iyi anlayalım diye bir müddetliğine ayrılıyor aramızdan.
Ramazanın gelişine sevinmenin ve gidişine ise üzülmenin günahlara kefaret olacağını duymuştum. Hamdolsun gelişine sevindiğimiz kadar gidişine de üzülüyoruz. Baştaki sevincimiz bu kutlu zaman diliminin getireceği maddi bir takım hazlar olmaması gerekiyordu ki gidişine hakkıyla üzülmüş olabilelim. Müminin ramazanın gelişine sevinmesi ve gidişine üzülmesi ancak onun vesilesiyle elde ettiği feyizlerden dolayıdır zannımca.
Günlüklerimiz boyunca üzerinde defaatle durduğumuz ramazanın arandırma meselesi öğrendiğim şu bilgiyle daha da yerine oturdu, şöyle ki: Ramazan kelimesi yaz sonunda, güz mevsiminin evvelinde yağıp yeryüzünü tozdan temizleyen yağmur manasına "ramdâ" kelimesinden geliyormuş. Evet, sanki diğer on bir ayda kalbimizi ve ruhumuzu bunaltan bir mevsimden içi rahmet dolu bir iklime girmiştik ramazanla.
Ayrılıklar kavuşma sevinçlerini yaşamak içindir bir yerde. Allah Teâlâ bizi tekrar vuslat ile sevindirsin. Dua ister selam ederiz. Muhabbetle.

30.05.2019
25 Ramazan 1440


RAMAZAN GÜNLÜĞÜ 25

KUTLU MİSAFİRİ UĞURLARKEN

Kutlu ay bitince yaşanan bayram bir zorlu süreçten kurtuluşun sevinci asla değildir. Belki bu kutlu ayda yaşanan güzellikler ömür boyunca devam ettiğinde işte böyle bayram edilir demek içindir.
Son teravihi, son sahuru, son orucu, son iftarı yaşadık. Misafirimizi bayram havasında uğurluyoruz. Gelişiyle rahmet varlığıyla merhamet olan misafirimizi tekrar kavuşmak üzere gönderdik.
Ramazan boyunca günlüklere devam etmeye çalıştık dimağımızın yettiği kadar. Bazen aynı şeyleri tekrar etsek de bir nebze olsun güzelliklerini anlatabildikse kendimizi bahtiyar sayarız. Hatamız oldu ise affola.
Ramazan Bayramının tüm İslam alemi ve insanlık için esenlik olmasını Allah Teâlâ’dan dileriz. Dua ister selam ederiz. Muhabbetle.

03.06.2019
29 Ramazan 1440


Hüseyin Hilmi ARSLAN

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

BİR BAYRAM YAZISI

Bu yazıda bayramdan bahsedeceğim, umarım. “Umarım” diyorum çünkü “bayram” gibi bol çağrışımlı bir kavramı anlatmaya başladığınızda bu kavramın kelime anlamından başlayıp, eski ve yeni bayramlara, çocukluğumuzun bayramlarından çocuklarımızın bayramlarına, bayramların bireyler üzerindeki diriltici etkisinden bir toplumu ayakta tutan onarıcı gücüne, daha nelerden nelere atlamak ve bunları belli bir üslup ve ahenkle verebilmek haliyle çaba istiyor. Aslına bakarsanız bir bayram gününde eski bayramların tatlı hatıralarının izlerini dimağında hâlâ taşıyan, her bayram olduğu gibi bu bayramda da ruhu çocuksu bir neşe hisseden siz sevgili okurlarıma uzun uzadıya bayramın diyalektiğini yapmak oldukça gereksiz. Elbette yaşamak yazmaktan mühimdir.   Peki, ne yapmalı o zaman; yapmayı planladığı ziyaretleri tamamlamış, köydeki dededen kalma evinin balkonuna oturmuş ve bilgisayarı kucağına almış bir yazar olarak? Demlenen çayı içmemek gibi bir şey olur değil mi? Çayım yok ama olsun, iki satı...

YİTİRİLEN MAHALLE İRFANIMIZ

  Mostar Dergisi Ekim 2019 sayısında yayınlanmıştır. Cemil Meriç’in kültür ve irfan kavramlarına yüklediği anlam üzerinden düşünürsek; bugün bir şehir/mahalle kültürümüzün olduğunu söyleyebilirsek de, bir şehir/mahalle irfanımızın artık kalmadığını üzülerek belirtmek zorundayız. Çünkü batılı “kültür” kavramını “toplumun yaşayış ve düşünüş tarzı” anlamıyla ele alınca, kültürün zamanın ve algıların değişmesine göre değişebilir olduğunu kabul etmek durumunda kalırız. Buradan baktığımız zaman şehir/mahalle kültürünün, değişen zaman ve algılarla yeni bir şehir/mahalle kültürüne evrildiğini söyleyebiliriz.  Ancak irfan kavramının vahiyden doğduğu, zamanın ve algıların değişmesiyle değişmediği, toplumun yaşayış ve düşünüş tarzını değil nasıl yaşaması ve düşünmesi gerektiği ifade ettiğinden, maalesef bugün bir şehir/mahalle irfanımızdan söz etmenin zor olacağını söylemek zorundayız.      Genel anlamda şehir, özel anlamda mahalle irfanı dediğimiz şey, bir...

BÜYÜK HARFLERLE HUYSUZ(ŞİİR)

  BÜYÜK HARFLERLE HUYSUZ  Bir inkılap doğuyor gözlerimin sancısından Kelimeler büyüyor mavzer Şiirim oturacak o boğaza Huysuz ama matrakça Geçtiler az önce yanımızdan Poetikalar politikalar Bir takım zerzevat ve bir alay gösteriş ve riyalar Gözümüze gözümüze sokulan ben de varımlar Şairler de çeteler tutar  Kongre konferans söyleşi ve iflas          Gel beraber sırıtalım kameraların tadı başka           Demedi deyin demeçler ben de diyorum bakın          Sırça köşklerin kirası pahalı bayım          Yeni bir şiir yazdım haydi havada kapın  Ediyöryal mafya bang bang Şiir öldü diyorlar duydunuz mu  Hortlaksal şiir akımı vay be ne fiyakalı  Hüseyin H. Arslan