Semerkand Dergisi Aralık 2019 Sayısında Yayınlanmıştır. “Harama bakma, haram yeme, haram içme, sabırlı ve dayanıklı ol. Yalan söyleme. Büyüklerden önce söze başlama. Kimseyi kandırma. Kanaatkâr ol. Dünya malına tamah etme. Yanlış ölçme, eksik tartma. Kuvvetli ve üstün durumda iken affetmesini, hiddetli iken yumuşak davranmasını bil ve kendin muhtaç iken bile başkalarına verecek kadar cömert ol.” Bu sözler size bir babanın evladına ya da bir hocanın talebesine nasihatleri gibi gelebilir ama esasen bunlar Ahî şeyhi ya da vekili tarafından kalfalıktan ustalığa geçenlere yapılan ilk tembihlerdir. Bu tür bir nasihate Batılı hiçbir meslek örgütünde rastlayamazsınız. Çünkü böyle nasihat etme düşüncesi ancak “helal kazanç” kavramını ticaretinin ya da mesleğinin merkezine koymuş bir medeniyete mensup olanların şiarı olabilir. İki dünya, iki ahlâk Ortaçağ Avrupası’nda ticaret, dine rağmen yapılan bir iştir. Çünkü Hıristiyanlık’da yoksulluk övülüyor, ticaretin insa...
Şehre Kopuk Gülüşler, Geç Kalıyoruz Biraz Yavaşla