Ana içeriğe atla

Kayıtlar

2020 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

ÖLMEYEN ÂŞIK: BİZİM YUNUS

Mostar dergisi Şubat 2020 sayısında yayımlandı      12 ve 13. yüzyıllar İslam dünyası için bir taraftan Haçlı diğer taraftan Moğol zulmüne uğradığı, içte ise Hasan Sabbah’ın başını çektiği Haşhaşilik gibi fitneci akımların baş gösterdiği yıllardır. Moğolların önünden kaçan Türk boyları akın akın Anadolu’ya göçmektedirler. Yüzyıllar boyunca İslam coğrafyasının ilim ve idare merkezleri olmuş Semerkand, Buhara ve Bağdat gibi şehirleri Moğollar eliyle harap olmuştur. Müslümanlar bu yıkımlarla bîtap düşmüştür. Anadolu bu zor zamanları en derinden hissetmiştir. Büyük Selçuklu Devletinin parçalanıp yıkılmasından sonra Anadolu Selçukluları da fazla dayanamamış Moğol işgaliyle dirliğini ve bağımsızlığını kaybetmiştir. Bu kargaşa ortamı içinde o zamana kadar Selçuklulara bağlı olan Beylikler kendi bağımsızlıklarını ilan etmiş, neredeyse Anadolu’nun her bölgesinde bir beylik devlet olma iddiasıyla baş göstermiştir. Daha sonra ki yıllarda ümmetin dirliğini tekrar sağlayacak Osma...

YANIBAŞIMIZDA UNUTTUĞUMUZ KIYMET: KOMŞULUK

Bu yazı Mostar dergisi Aralık 2019 sayısında yayımlanmıştır.             Popüler tabirle yatay mimarili mahallelerde, köylerde doğup büyümüş sonradan, dikey mimarili, minimal yaşam alanlı sitelerin mukimi olmuş bizim neslin çocukluk ve ilk gençlik zamanlarının tatlı hatıraları olarak kalmıştır komşuluk ilişkileri. Her biri ayrı avlulara sahip ortalama yüz-yüz elli haneli köy ve mahallelerimizde herkesin herkese yakın olduğu, hayatı tüm yönleriyle beraber paylaştığımız yaşam biçiminden; altlı üstlü, dip dibe ikamet ettiğimiz sitelerde bir selamı bile paylaşmadan yaşadığımız tuhaf zamanlara geldik. Haliyle “hey gidi günler” kabilinden böyle bir yazı yazmanın gereği orta çıkıyor diye düşünüyorum.             Peki neydi komşuluk, nasıl ortaya çıkmıştır? Evvela söyleyelim ki, medeniyetimizin en işlek kavramlarından biri olan komşuluk, bizde hem inanç hem de gelenek açısından ...

CENGİZ AYTMATOV’UN GÜN OLUR ASRA BEDEL ROMANINDA DÖRT HAYVAN İMGESİ YA DA ÇARESİZLİK – ASALET – KÖLELİK – ÖZGÜRLÜK

Çare dergisi 5. sayısında yayınlanmıştır.      Cengiz Aytmatov’un en önemli eseri kuşkusuz “Gün Olur Asra Bedel” romanıdır. Hakkında pek çok inceleme – tahlil yazısı yazılmış; edebiyattan sosyolojiye hatta tarih ve siyaset bilimlerine konu olmuştur. Teknik yönü kadar işlediği konu ve konular ile farklı ve zengin çağrışımlara açık ayrıntılarıyla tam bir şah eserdir.      Aytmatov Gün Olur Asra Bedel’i 1980 yılında yazmıştır. Her yönden özgün oluşuyla büyük ilgi görmüştür. Özellikle zamanının Sovyet idaresini örtülü olarak eleştirmesi, yıllarca sosyalizmin ağır politikalarına maruz kalarak Orta Asya Türklüğünün uzaklaştığı milli ve manevi değerlerini hatırlatması ile ideolojilerin insanın kimlik algısını yerle bir eden yapısını ifşa etmesi bu yoğun ilginin sebeplerindendir. Özellikle romanda anlattığı, daha önce duyulmamış “mankurt” efsanesi ile siyaset, sosyoloji ve felsefe dünyasına yeni bir kavram kazandırmıştır: “mankurtlaşmak”.  ...